Öğrenme güçlüğü genellikle ilkokul döneminde fark edilmeye başlanıyor çünkü okuma yazma, matematik dersi, problem çözme becerisi gibi durumlar daha rahat ortaya çıkıyor. Bu durum fark edilmeye başlanıldığında akran seviyenin daha altında bir beceri gözlemleniyor. Örneğin sözel dersleri çok iyi okuma yazmada iyi bir öğrenci sayısal dersleri daha geç öğrenebiliyor ya da akran seviye okumaya başladığında kendisi harfleri farklı algılayarak geç öğrenmesine neden olabiliyor. Öğrenme güçlüğü zeka ve motivasyon ile ilgili bir durum değildir. Sadece beyin işlevselliğinde bilgileri alma ,işleme ve sonrası yansıtma mekanizmasında ki farklılıktır. Rahatça yapılabilen duyma, görme, iletişim kurma gibi işlevsel kısımlarını gerçekleştirmede biraz sorun yaşamaya öğrenme güçlüğü denir. Okuma güçlüğü, matematik öğrenme güçlüğü, yazma güçlüğü olarak üçe ayrılır.

Okuma Güçlüğü (Disleksi): Harf ve kelimeleri tanımada kelimeleri ve fikirleri tanımada okuma hızı ve akıcılığında sorunlar yaşamaktır.

Matematik Öğrenme Güçlüğü (Diskalkuli): Sayı ve problem çözmede sıkıntılar yaşamaya matematik öğrenme güçlüğü denir. Toplamayı, çıkarmayı, çarpmayı ve bölmeyi öğrenmiş fakat bunların hafıza da tutulmasında güçlük yaşanması durumudur.

Yazma Güçlüğü (Disgrafi): Genellikle yazma güçlüğü ,okuma bozukluğu ile birlikte yaşanmaktadır. Yazı yazarken sürekli gramer yapılır, anlatım bozuklukları yapılır. Dili algılamada belli problemler yaşanır. Harf ve noktalamada hatalar yapılır. Yazma bozukluğu güçlüğü yaşanması durumudur.

Tavsiye Edilen Yazılar

Henüz yorum yapılmamış, sesinizi aşağıya ekleyin!


Bir Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir