Öğrenme Güçlüğü

Öğrenme güçlüğü genellikle ilkokul döneminde fark edilmeye başlanıyor çünkü okuma yazma, matematik dersi, problem çözme becerisi gibi durumlar daha rahat ortaya çıkıyor. Bu durum fark edilmeye başlanıldığında akran seviyenin daha altında bir beceri gözlemleniyor. Örneğin sözel dersleri çok iyi okuma yazmada iyi bir öğrenci sayısal dersleri daha geç öğrenebiliyor ya da akran seviye okumaya başladığında kendisi harfleri farklı algılayarak geç öğrenmesine neden olabiliyor. Öğrenme güçlüğü zeka ve motivasyon ile ilgili bir durum değildir. Sadece beyin işlevselliğinde bilgileri alma ,işleme ve sonrası yansıtma mekanizmasında ki farklılıktır. Rahatça yapılabilen duyma, görme, iletişim kurma gibi işlevsel kısımlarını gerçekleştirmede biraz sorun yaşamaya öğrenme güçlüğü denir. Okuma güçlüğü, matematik öğrenme güçlüğü, yazma güçlüğü olarak üçe ayrılır.

Okuma Güçlüğü (Disleksi): Harf ve kelimeleri tanımada kelimeleri ve fikirleri tanımada okuma hızı ve akıcılığında sorunlar yaşamaktır.

Matematik Öğrenme Güçlüğü (Diskalkuli): Sayı ve problem çözmede sıkıntılar yaşamaya matematik öğrenme güçlüğü denir. Toplamayı, çıkarmayı, çarpmayı ve bölmeyi öğrenmiş fakat bunların hafıza da tutulmasında güçlük yaşanması durumudur.

Yazma Güçlüğü (Disgrafi): Genellikle yazma güçlüğü ,okuma bozukluğu ile birlikte yaşanmaktadır. Yazı yazarken sürekli gramer yapılır, anlatım bozuklukları yapılır. Dili algılamada belli problemler yaşanır. Harf ve noktalamada hatalar yapılır. Yazma bozukluğu güçlüğü yaşanması durumudur.

Otizm Nedir?

Bilinen tüm tanımların ortak noktası otizmin nedeninin tam olarak bilinmemesidir. Genetik olduğu düşünülmektedir. Erkeklerde kızlara oranla daha sık gözükür. Otizmlilerin yüzde 70’inde zihinsel problemler vardır. Yüzde 10’unda ise üstün zeka görünülebilmektedir. Otizm ile birlikte dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu, duygu durum bozuklukları ve epilepsi görülebilir. Yaşamın ilk iki yılında görünmeye başlanan otizm günümüzde en sık rastlanan nörolojik bozukluklardan biridir. Otizmli çocuklar çevreleriyle temas ve iletişimlerinde çeşitli problemler gözükür ancak erken tanı ve doğru rehabilitasyon programlarıyla hayata kazandırılabilir.

Belirti olarak ;

  • Göz Teması yoktur kısıtlıdır.
  • Seslendiğinizde tepki vermezler.
  • Aşırı hareketli ve hareketsiz olabilirler.
  • Çevrelerine ilgi duymazlar.
  • Sarılma ve öpme gibi fiziksel temastan hoşlanmazlar.
  • Konuşmada gecikme yaşanır.
  • İnsanlarla iletişim yerine cansız varlıklarla ilgilenirler.
  • Akran seviye ile diyalog kurmazlar. Oyunlara katılmazlar. Kendilerini izole ederler.
  • Tekrar eden konuşma biçimi sergilerler.
  • Konuşmayı iletişim aracı olarak kullanmazlar.
  • Bazı objelere aşırı bağlanırlar.
  • Düzen takıntıları vardır.
  • Rutinleri bozulduğunda aşırı hırçınlaşırlar.
  • Sıklıkla yemek yeme bozuklukları vardır.
  • Tehlikeye karşı duyarsızdırlar.
  • Tekrarlayan bir hareketi örnek vermek gerekirse el çırpma, zıplama, kendi etrafında dönme, sürekli ön arkaya sallanma, kanat çırpma gibi hareketler sergilerler.